Anasayfa / Genel / hayat devam ediyor...

hayat devam ediyor...

HAYAT DEVAM EDİYOR

Yıllar sonra onu göreceği için delicesine heyecanlıydı. Tramvay durağında beklerken durmadan saatine bakıyordu, hatta bir ara karşıdan bir başkasını ona benzetip kucağındaki çantasını ve içindekileri yere düşürmüştü. Sonra aptallığına sinirlenip sakinleşmeye çalıştı. O sırada da telefonu çaldı arayan O'ydu, nerede olduğunu sordu, yerini tarif etti. Onu karşıda gördüğü an kalbi yerinden çıkacak gibiydi, hiç değişmemiş diye geçirdi içinden, bir sevinç dalgası yayılmıştı tüm kalbine. '' Ah ne kadar özlemişim seni'' diyerek boynuna atılmayı ne kadar isterdi, ancak sadece hiç değişmemişsin diyebildi. Ona İstanbul'u gezdirmeye söz vermişti. Beraber tramvaya bindiler, ne konuşacağını bilmiyordu kız olabildiğince sakin görünmeye çalışıyordu. Yıllardır birbirini görmemiş iki sevgiliden çok, sanki hep görüşen iki arkadaş gibiydiler, içten içe hiç değişmemişsin dediğine pişman olmuştu kız,çünkü karşısındaki adam çok değişmişti ona eskisi gibi bakmıyordu hiç oysa en çok o kahverengi gözleriyle sımsıcak bakmasını severdi eskiden, artık soğuktu o bakışlar, içini üşütüyordu.

Birer kahve içtikten sonra sahilde biraz yürümeye karar verdiler. Deniz havası ikisine de iyi gelmişti. Sonra bir banka oturup denizi izlemeye başladılar, bir süre sonra kız bir şarkı mırıldanmaya başladı 'sen miydin gözlerime bakıp ilk aşkımsın diyen,ben miydim yüreğini açtığın o en güzel serüven...' diye kendi şarkısıydı bu, yazdığı ilk ve tek şarkı denize bakarak söylüyordu, ona bakmaya cesareti yoktu. '' Bu şarkı bir yerden tanıdık geliyor'' dedi, '' ee sana göndermiştim ben zaten'' diye cevap verdi. Delikanlı şarkının kendisi için yazılmış olduğunu adı gibi biliyordu ancak hiçbir şey demedi.

Büyük bir aşktı onlarınki zamanında şimdiyse iki yabancı gibi sahilde öylece oturmaktaydılar, yıllar önce bu duruma geleceklerini hayal bile etmezdi.

''Özel hayatın nasıl gidiyor?'' diyerek sessizliği bozdu delikanlı, kız biraz şaşkın kaçamak cevaplar verdi, senin nasıl demeye kalmadan anlatmaya başladı delikanlı ; çalıştığım okulda bir öğretmen var ,söyle güzel böyle olgun diye, ondan hoşlanıyormuş, en son onu sevdiğine dair bir mektup yazmış. Kızın zihninden o anda yankılandı o sözcük ''Mektup...'' aklına delikanlının zamanında ona yazdığı her satırı aşk kokan, içten samimi fakat ayrıldıklarında büyük bir hırsla parçaladığı sonradan da bunu yaptığına pişman olduğu mektubu hatırladı. O mektup hayatında aldığı en güzel hediyeydi. Şimdi aynı adam bir başkasına yazdığı mektuptan söz ediyordu,gözleri denizde uzak bir noktaya takılıp kalmıştı.

Kız onu kibar bir dille reddetmiş ama umut doluydu delikanlının sözleri , sevmiş gerçekten diye geçirdi içinden '' Hemen hayır demedi, onda da bir şeyler olmasa mektubu almaz yırtar atardı şimdilik olmadı ama fikrini değiştirebilir, olmazsa da olmaz kısmet '' dedi. Kız bunu anlatan bir başkası olsa '' Oğlum sana kız mı yok? bak bu kız seni incitmemek için böyle davranmış, olsa olsa arkadaşlığına değer veriyordur, vazgeç bu sevdadan'' derdi rahatça ama ona diyemedi, diyemezdi umudunu kırıcı şeyler söyleyemezdi. '' Belli olmaz kısmet işi sonuçta'' diyerek geçiştirdi. İçindeki küçük kız cam parçaları içinde yürüyordu sanki, canı acıyor ama gözünden bir damla yaş gelmiyordu, zaten o anda en son istediği şeydi ağlamak. Delikanlının bir başkasını seven gözlerine bir an bile bakmadı. O an esaretten kurtuluş gibiydi. Yıllardır o umutla yaşıyodu sanki , şimdi bitmişti o gerçekten bir yabancıydı ve artık inanmıştı bu duruma, inanmamakta diretmişti şimdi ne kadar anlamsızca davrandığını anlıyordu. Bekleyiş içindeki o hayatı şimdi rahat özgür bir hayata dönüşecekti, işte beklenen nöber değişimi diye geçirdi içinden. Bir anda sanki içindeki çatlakların sebebi olan fay kırılmıştı, herşey yerli yerine oturmuştu o an canı acımıştı ama artık yepyeni bir bina inşa edebilirdi yüreğine.

Günün geri kalanı daha rahattı artık geçmişten aşklarından zamanında yaptıkları hatalardan , geleceğe dair planlarından birbirlerine rahatça bahsettiler. Kız o kadar rahattı ki delikanlı kızdırmaya çalıştıkça gülümsedi o da bu duruma hayret ederek '' sen sakinleştirici felan mı alıp geldin'' dedi.

Ve ayrılık vakti geldiğinde delikanlı bir başka yöne gideceği için ona tramvayın merdivenlerinin yarısına kadar eşlik etti. Son bir kez görüştüler, çok teşekkür etti delikanlı güzel bir gün için, ne demek ben teşekkür ederim dedi kız. Ve merdivenleri çıkmaya başladı, arkasına hiç dönüp bakmadı delikanlı dönüp gitti mi kızı giderken izledi mi bilmedi hiç. Ve bundan sonra hayatta da asla arkasına dönüp bakmayacağına dair kendine söz verdi .

Tramvaya bindi ve birbirlerinin zıt yönlerine hızlar ilerlerken uzun yıllar delikanlıyı bir daha göremeyeceğini adı gibi biliyordu.

Başını tramvayın camına yaslayıp batmaktan olan güneşi izledi, dünyanın bir başka yerinde bu güneşin yeni doğmakta olduğu düşüncesi onu neşelendirdi.

Hayat devam ediyordu kaldığı yerden...

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği duvarında Paylaş
  • Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş!
  • Yeni içerikler bul!