Anasayfa / Genel / Yazı

Yazı

 

 

 

 

O kadar çaresizdi ki onu nasıl kurtaracağını düşündü uzun uzun. İyi gelmek istiyordu ona, o kadar üzgün olmasına dayanamıyordu, seviyordu,onun canında can olmuştu , annesiydi o.  Neden diye sorup durdu hep , neden iyiler böylesine acı çekmek zorunda, neden güçlüler zayıfları hep kullanmak zorunda. Elinden gelen bir şey yoktu, en zoruda buydu. 

 

Onun varlığı huzurdu, güvendi, onsuz bir hayatı düşünmek bile yeterince ürkütücüydü. Sabahları sıcacık sesiyle uyanmak mucize gibiydi. Ve her sabah türk kahvesi kokusu artık annesi demekti.Nerede kahve kokusunu hissetse artık annesi gelirdi aklına ve onun 'haydi bakalıım sabah kahvelerimizde hazır' deyişi, gerçek mutluluk, gerçek huzur işte buydu.

Açılamazdı pek söyleyemezdi ne kadar değer verdiğini ona ama içinde koskocaman bir sevgi barındırırdı. Kısacık ayrılıklarda bile delicesine özlerdi annesini, hiç gitmesin isterdi yanından. Kimi zaman sert çıkışları olurdu ve gün boyunca annesini düşünürdü, pişman olurdu onla barışmadan içi rahat etmezdi. Onun gözünden akan tek bir damla yaş ateş olup yüreğine düşerdi, annesi ağladığında o da ağlardı geceleri bir başına, ama asla yanında ağlamazdı bilirdi ki onun da gözünden akan yaşlar annesinin yüreğini yakacak onu üzecekti, bu yüzden hep güçlü görünürdü yanında.

 

Ona iyi gelemiyordu ; ama işte elinde olan bir şey yoktu, sessizce onun yok oluşunu, üzülüşünü izlemek zorundaydı, kurtaramıyordu onu içinde bulunduğu mutsuzluktan, o lanet boşluktan. Çaresizdi elinden tutup yanında olduğunu söylemekten başka yapacak bir şeyi yoktu.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği duvarında Paylaş
  • Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş!
  • Yeni içerikler bul!